Temizliğin Özü: "El Yıkamak" İle Başlar

Hayatın günlük akışı içinde sağlığımızı korumada alınacak tedbirler çok önemlidir. Bu tedbirlerin en başında belki de en kolayı ama çoğu zaman da en çok ihmal edileni “el yıkamak” alışkanlığıdır.

Hayatın her alanında iş yapmak, iletişim kurmak, nesnelere dokunmakta yoğun şekilde ellerimizi kullanıyoruz. Hal böyle olunca sağlıklı yaşam için el hijyeni ve el sağlığı da oldukça önem kazanmakta. Çünkü ellerimiz üzerinde bakteri ve virüsler bulunabilir. Bu küçük zararlı yaratıklar kişisel sağlığımız üzerinde önemli tehditler de oluşturabilir. Ne yapmak lazım? Ne yapıp yapıp, gün içerisinde sık sık ve düzenli aralıklarla elleri kuralına uygun olarak yıkamak lazım. İşte bu hep sağlıklı kalmanın ve “bilinçli farkındalığın” yoludur.

Eğer ellerimizi yıkamazsak, yıkamayı unutursak elleri üzerinde var olan ve gözle görülemeyecek denli küçük yaratıklar, -mikroplar, bakteriler ve virüsler- ağız, burun, göz teması sonrasında vücut sistemimiz içine girerek bizi kolayca “hasta edebilirler.” Hastalık zorlu süreçler içerir. Ne yapmak lazım? “Düzenli ve kuralınca el yıkamak” gibi basit bir işlemle daha da iyisi güzel bir alışkanlıkla elleri yıkamak lazım. Bu basit işlem bulaşıcı hastalıkların artmasının ve yayılmasını önlemenin “birincil yoludur.”

Eller Nasıl Yıkanmalı?

Eller sık sık ılık su ve sabunla yıkanmalı. Eller yıkanırken temizlik maddesinin kuru el sabunu ya da sıvı el sabunu olmasının önemi yoktur. Önemli olan kafi derecede ve miktarda ellerin birbiriyle ovuşturularak ve tırnak uçlarının avuç içine sürtülerek ellerin detaylı şekilde “ovalanması” gereğidir. Temizliğin bu şekilde tam olduğuna kanaat getirene kadar yıkanması ideal olacaktır. Ellerden burna yansıyan örneğin sıvı sabunun harika kokusu “temizlik tamam” mesajı iletene kadar bu rutin el yıkama işlemi devam etmelidir.

Mikroplu Yüzeylerin Varlığının Farkında Olmalı?

Günlük hayatımız içinde kullanırken hiç farkına varmadığımız fakat en çok mikrop barındıran yüzeyler:

Çoğu zaman dikkatimizi çekmeyen ve artık düşünmeden her an kullandığımız küçük mikrop yuvaları gün içinde birçok yerde karşımıza çıkmaktadır. Elektrik düğmeleri, bilgisayar tuşları, telefon tuşları ve ekranları, asansör düğmeleri, para çekmek için kullandığımız ATM'ler, uzaktan kumandalar ve daha bir çok kez kullanılmaktadır. Her gün yüzlerce elin değdiği bu ufacık şeyler adeta mikroptan yapılmış gibidir ve dokunduğunuzda bakteriler direkt olarak elinizden vücudunuza geçer…

Para ve cüzdan

 

Gün boyunca elden ele dolaşan kağıt ve bozuk paralar bir çok mikrobu üzerinde barındırır. Bundan dolayı paranızı koyduğunuz cüzdanlar da aynı mikropları taşımaktadır.

Su aparatları ve musluklar

Islak ortamlarda bakteriler çok çabuk üreme imkanı bulurlar. Çeşme muslukları da mikropların bolca bulunduğu yerlerdir. Musluğu açtığınızda elinizdeki tüm mikroplar musluğun üstünde kalır. Bundan dolayı da toplu kullanım alanlarında elle açılıp kapanan musluk yerine sensörlü musluklar tercih edilmelidir.

Kapı kolları: Tuvalet kapıları, sık kullanılan kapılar,

Merdiven tırabzanları,

Toplu taşıma araçlarındaki tutacaklar; bunlar pek çok kişinin ellerinin değdiği yerlerdir.

Fakat ortak alanları da kullanmak zorundayız. Dolayısıyla bu noktada kendimizi ve bu günlük koşuşturma içinde kişisel sağlığımızı bilinçli olarak korumak durumundayız. Ne yapmamız lazım? Gün içinde sık sık ve düzenli olarak temizlik alanlarında ellerimizi sabunla ya da sıvı el sabunları ile yıkamamız gerekir. Bu rutini ne kadar sevebilirsek ve “el yıkama alışkanlığına” ne derece etkin ulaşabilirsek hayatımız o derece güzel, kolay ve sağlıklı olacaktır.

El yıkamak hayat kurtarır

Hijyen sözcüğü, sağlıklı ortamın korunması amacıyla her türlü hastalık etkeninin ortamdan uzaklaştırılması olarak tanımlanır. Hijyeni sağlamakta en temel kural, ellerin doğru yöntem ile yıkanmasıdır. El yıkama, birey ve toplum sağlığının korunması açısından basit, ucuz, toplumun her kesimi tarafından uygulanabilir ve son derece etkili bir yöntemdir.

El hijyeni sonradan edinilen bir alışkanlıktır, bundan dolayı el hijyeni çocukluktan itibaren öğretilirse davranışlar kalıcı olacaktır. Toplu yaşanılan yerlerde, özellikle okullarda doğru teknikle el yıkama işlemi alışkanlık haline getirilmelidir. El yıkamanın aşamaları nedenleri ile birlikte kavranabildiğinde kalıcılık da sağlanmış olur. Günümüzde, toplumda hijyen uygulamalarının yaygınlaştırılması önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olarak değerlendirilmektedir.

 

Ellerimizi ne zaman yıkamalıyız?

 

1. İşten evinize dönmeden önce ve evinize geldikten sonra,

2.Yemek hazırlamadan önce,

3.Yemek yemeden önce ve yemek yedikten sonra,

4.Diş, ağız, yüz ve göz temizliği yapmadan önce,

5.Saçlar tarandıktan ya da saçlara dokunduktan sonra,

6.Tuvaletten önce ve sonra,

7.Vücut sıvıları ile temastan sonra,

8.Vücudunuzdaki kesik ve yaralara dokunduktan sonra,

9. Üst solunum yolu salgıları ile temas ettikten sonra (hapşırma, öksürme, burun silme vb.),

10.Vücudunuzun herhangi bir kirli bölgesine dokunduktan sonra,

11.Hayvanlara dokunduktan sonra,

12.Pişmemiş gıdalara (özellikle kırmızı et, tavuk, balık, yumurta) temas ettikten sonra,

13.Bozulmuş gıda ve çöplere dokunduktan sonra,

14.Kirli, tozlu bir işi tamamladıktan sonra,

15.Çocukların altını değiştirdikten sonra,

16.Toplumda ortak kullanılan araçların kullanımından sonra (toplu taşıma araçları, telefon, asansörler, merdiven korkulukları vb)

17.Paraya dokunduktan sonra mutlaka eller yıkanmalıdır.

El hijyeninde amaç; kimyasal ve fiziksel zararlıların ve enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmaların uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Eller sadece su ile yıkandığında, mekanik bir etki ile görünür kirler uzaklaştırılmakta, ancak tam bir hijyen sağlanamamaktadır. Bu nedenle, el temizliğinde su ile birlikte sabun ve/veya sıvı el sabunu kullanılması gerekmektedir.

Bitirirken diyebiliriz ki Hayat içinde temizliğe dikkat etmek “suya sabuna dokunmakla” eş anlamlıdır.Ve yine hayat içinde temiz olmak her zaman için önce ve öncelikle “bizim elimizde”.